Kütahya’nın köklü tarihi mirasını ve zengin kültürel değerlerini yaşatmak amacıyla düzenlenen ve şehirde büyük yankı uyandıran Germiyan Festivali’nin ardından geniş kapsamlı bir değerlendirme toplantısı gerçekleştirildi.
Küresel Araştırma ve Düşünce Merkezi (GRTC) tarafından organize edilen ve 3 gün 3 gece süren coşku dolu etkinliğin ardından, festivalin olumlu ve olumsuz tüm yönleri masaya yatırıldı.
Germiyan Sokak’ta bulunan tarihi Kadim Konağı’nda gerçekleştirilen toplantıda konuşan GRTC Genel Başkanı Mustafa Önsay, uzun ve titiz bir hazırlık sürecinin ardından hayata geçirilen festivalin, ilk yılı olmasına rağmen çok geniş bir kitleye ulaştığını belirtti. Şehrin her kesiminden olumlu geri dönüşler aldıklarını vurgulayan Önsay, şu ifadeleri kullandı:
“Festival ile ilgili gelen tebrikler bizleri gerçekten mutlu ediyor. Kütahya’da hemen herkesin sevdiği, beğendiği ve yapılmasından dolayı mutluluk duyduğu bir faaliyeti gerçekleştirdik. Bu durum hem şahsım hem de GRTC adına gurur verici.”
Genel Başkan Önsay, Germiyan Festivali’ni düzenlerken üç ana hedef doğrultusunda hareket ettiklerini belirterek şöyle devam etti: “Daha kapsayıcı, daha kucaklayıcı, daha yeni bir kimlikle üzerimizdeki o ölü toprağını atmak. En önemli hedefimiz buydu. Sonuç itibariyle bunu bir şekilde başardığımızı düşünüyorum. İkinci meselemiz, Süleyman Şah özelinde Germiyan Beyliğinin belki Osmanoğullarına yapılmak istenen iltifatların bir şekilde gölgesinde bırakılması ve hakkın teslimi ile ilgili bir kanaate sahibiz. Bu Germiyan ile ilgili çalışan herkesin ortak aklı. Festivalde düzenlediğimiz sempozyumlara katılan 58 akademisyenin de fikri bu yönde. Hakikaten Germiyanoğularının ortaya koyduğu bir şey var ve hakkın teslim edilmediğiyle ilgili bir anlayış var. Ben bu vefanın ilk adımını bu şekilde attığımızı düşünüyorum. Bunun arkası da gelecektir. Üçüncü meselemiz de, Türklerin bu coğrafyaya geldiklerinden sonraki batının argümanlarıyla gençlerimizin zihinlerini bulandırmalarına karşı bir hareket oluşturmamız gerekiyor. Yani bizim atalarımızın içinde mutlaka çadırlarda yaşayanları, göçebe olanları vardı. Ama bizim atalarımız içerisinde Harezm bölgesinden gelen Germiyanlar gibi yerleşik kültüre, önemli entelektüel birikime, önemli ilim adamlarına sahip insanlar da bu topraklara gelmiş. Aslında Bugün Kütahya’mızda o 1300-1400’lü yıllarda o devasa 14 eseri diken, medreseleri açan ve Türkçeyi resmi dil haline getiren Germiyan beyliğidir. Bizim bu açıdan gençlerimize bunu da anlatmamız gerekiyordu. Festivalle bunu da yapmayı amaçladık. Bunun için önemli bir adım attığımızı düşünüyorum.”
Konuşmasında festival sürecinde birçok engelle de karşılaştıklarını gizlemeyen Önsay, organizasyonun hayata geçmesinde kritik rol oynayan isimlere teşekkür etti. Ekibin motivasyonunun düştüğü anlarda devlet büyüklerinin desteğini arkalarında hissettiklerini belirten Önsay: “Zaman zaman ‘Bu festival yapılamayacak mı?’ diye umutsuzluğa düştüğümüz anlar oldu. Ancak Kütahya Valimiz Musa Işın, AK Parti Kütahya Milletvekillerimiz İsmail Çağlar Bayırcı, Mehmet Demir, Adil Biçer ve Yaşayan Miras Genel Müdürümüz Selim Terzi her zaman önümüzü açtı ve bizleri motive etti. Kendilerinden Allah razı olsun,” dedi.
Toplantı, GRTC yönetim kurulu üyelerinin festival süresince yürütülen çalışmaları maddeler halinde sunmasının ardından, katılım sağlayan gazetecilerin görüş, öneri ve değerlendirmelerinin alınmasıyla sona erdi.
RAMAZAN DOĞAN


