‘Termal Sağlık Turizm Merkezine hazırlanmalıyız’

985

Kütahya Sağlık Bilimleri Üniversitesi Prof. Dr. Vural Kavuncu, üniversite olarak hedeflerinden bir tanesinin Kütahya’yı Termal Sağlık Turizmi Merkezi yapmak olduğunu bildirdi.

“HEDEFLERİMİZDEN BİRİSİ TERMAL SAĞLIK TURİZMİ”
Kavuncu, gazetecilere yaptığı açıklamada, Kütahya’nın Termal Sağlık Turizmi Merkezi açısından önemli bir potansiyele sahip olduğunu belirtti.
Üniversite olarak eğitim çalışmalarının yanı sıra yaptıkları etkinliklerle de Kütahya’ya değer katmaya devam ettiklerini ifade eden Kavuncu, şöyle konuştu: “Bir yandan öğrencilerimizle ilgili çalışmalar ve kendi eğitim çalışmaları içerisinde 2 ay içerisinde yaklaşık 10’a yakın bilimsel aktivite gerçekleşti ve iki tane de çalıştay gerçekleştirdik. Bizim hedeflerimizden bir tanesi termal sağlık turizmi. Bunun için hiçbir kurumun, hiçbir otoritenin tek başına yürütebileceği bir hadise değil. Bunun için öncelikle kentin bu heyecanı paylaşması, mülki idaresiyle yerel yönetimleriyle STK’ları ile Ticaret erbabıyla ve vatandaşıyla hep birlikte hareket edilirse yol alınabilecek bir hadise. Biz üniversite olarak yol gösterici, rehber, yol haritası çizme açısından kendimize vazife bildik. Valimiz değişti, giden valimize de çok teşekkür ederiz, desteğini hep gördük. Yeni Valimiz Ömer Toraman ile de çok iyi bir iletişime geçtik. İlk çalıştayımızı Ahmet Hamdi Nayir ile ikinci çalıştayımızı ise yeni valimizle gerçekleştirdik. İlki ulusal çapta ve sağlık turizminin oluşturulması, yürütülmesi için genel olarak mevzuat, bazı düzenlemeler ve Türkiye’de bu işi yapan Türkiye Sağlık Turizmi konseyi ve yürütmekte olan bazı işletme ve firmalar yer almıştı. Önemli sonuçlar elde ettik. Burada devlet tarafından sağlanacak imkanları da ortaya çıkardık. Bunun akabinde bölgesel toplantılara geçtik ve Yoncalı çalıştayı olarak yaptık. Bunları genişleteceğiz. Çıkış noktası olarak Termal Şehir projemiz var. Bu proje için yer Yoncalı. Valimizin, belediye başkanımızın ve ilgili daire müdürlerimizin katıldığı toplantıda Yoncalı üzerinde atılması gereken adımlar, iyileştirilmesi gereken durumları not aldık. Bunlarla ilgili harekete geçtik. Çalıştay sonrası değerlendirme toplantılarımız var. Hedefimiz nedir? Hedefimiz sistemi döndürmektir, sisteme ulaşmaktır. Ama sisteme ulaşmakta eğer buraya yabancı hastanın otellerimize gelmesi, hastanemizde tedavi olması son nokta dersek bunun altının dolu olması gerekiyor. Bunun aşamaları var. Bir anda olursa eğer bu yanlış başlarsa, bir imajla olursa her şey alt üst olabilir. Hastanemizi hazır hale getiriyoruz, sağlık turizm dolaşımını, otellerimizi yine aynı şekilde otel hastane bilişimini de yeni formülle oluşturarak, otelde kalıp hastanede tedavi görmek isteyenler veya daha sonraları belki otelin içinde tedavi görmek isteyenlerin nasıl olabileceği ile ilgili düzenler oluşturuluyor. Bu iş hastanelerimizin bir katının turizme ayrılması ile olacak bir şey değil. Amaç bu da değil. Amacımız; özel sektörün işin içinde olduğu, sağlık ekosistemi oluşturmak, hastanede tedavi olabilecek ya da sadece otelde kalıp orada daha hastane donanımlı ihtiyaç göstermeyen tedaviler görecek hastalar olabilir. Hepsine yönelik çalışmalarımız var.”

“YONCALI BÖLGESİNDE BUGÜNE AİT KÜÇÜK ÇIKAR YERİNE GELECEKTEKİ BÜYÜKLÜK GÖRÜLMELİ”
Yoncalı bölgesinde arazi birleşimlerine gidilerek yatırımcıya alanın cazip hale getirilerek tesisleşmenin olabileceğini da kaydeden Kavuncu, açıklamalarına şöyle devam etti: “Bunun için Yoncalı’da en önemli konu, yatırımcıya arazi sağlanabilmesi gösterilebilmesidir. Yatırımcı büyük bit otel yapacağım dese ve 50-100 dönüm yer istese bugün çıkarıp önüne koyamıyoruz. Yerelden muhtar ve vatandaşlarımızla da görüşmeler yapıyoruz. Vatandaşlarımızın konuyu daha geniş perspektiften alıp, kendilerini gelecek çıkarlarını ön plana almaları, bugüne ait küçük çıkar yerine gelecekteki büyüklüğü görmeleri çok önemli. Burada karşılaştığımız en büyük sorun arsa spekülasyonları. Ülkemizin Cumhurbaşkanlığının yeni yatırım planları var. Bu planları içerisinde Türkiye’de 3 tane kaplıca bölgesinde termal sağlık turizmini canlandırmak için jeotermal dağıtım, imar çalışmalarını yapmak üzere bir kaynak ayrılıyor. Aralık ayında da bunlar beli olacak ama hani iller? Neye göre belirleniyor? Hazırlığına, mevcut duruma göre. Bunlardan bir tanesi de devlete sunabileceğimiz bir arazi alanının olmasıdır. Şu anda biz henüz Yoncalı’da söylediğim nedenlerden dolayı bu alanı çıkartabilmiş değiliz. Bu büyük fırsatlar, devlet tarafından devlet gücüyle bir imarın, jeotermal dağıtımın, alt yapının yatırım planına alınabilmesi kadar verilecek avans, imkan yok. Buna talip olmamız gerekiyor. Termal şehir projesinin çok önceleri yaptığımız ama sanal bir ortamda kaldı gibi. Bunun şu anda vatandaş tarafından kamuoyu tarafından iyi algılanabilmesi gerekiyor. Bizim buna geç kalmamız gerekiyor. Üniversite olarak farkındalık oluşturma çabası içerisinde çırpınıyoruz. Atılması gereken adımlarda arsa birleştirilmesi, vatandaşların bu noktadaki bir katkısı ve işbirliği bizim için birinci plana gelmiş durumda. Termal turizm ve termal sağlık turizmi farklı konulardır. Biz termal turizm açısından yeterli tesislere sahip olamadık ama termal turizm genellikle birkaç günlük bir dinlenme ve belirli amaçla yapılan turizm hareketidir. Termal sağlık turizmi ise tedavini girdiği, katma değeri daha yüksek, daha uzun süreli bir turizm hareketidir. Türkiye’de termal sağlıkta henüz istenilen hareketlilik hiçbir yerde sağlanmış değil. Kütahya için kulvarımız termal sağlık turizmi hareketliliğine sahip olmak ve bunu için hareket etmektir. Eğer Yoncalı’da yeterli alanı yukarıya sunamazsak hükümetimizin sunduğu imkanlara sahip olma imkanımız da olmaz. Öncelikle vatandaşımızın, halkımızın bunu iyi anlayıp hareket etmesi gerekiyor. Geçtiğimiz senelerde imar planı itizarı nedeni ile 10 dönümlük bir itiraz alanı nedeniyle 5 bin dönümlük turizm planımız 3 yıl sekteye uğramıştı.”

62 KADROYA 93 TALEP
Üniversitelerine gelecek yeni akademik kadroyla hem üniversitenin güçleneceğini hem de Kütahya’nın sağlık hizmeti açısında rahatlayacağını da kaydeden Kavuncu, “62 kadro ilanına 93 tane öğretim üyesi başvurdu, bu tarihsel bir rekordur. 93 tane öğretim üyesi, ‘Ben Kütahya’da üniversitede görev almak istiyorum’ diye talebi var. Tahmin ediyorum 50-55’e yakın öğretim üyesinin bizim bir atamayla sonuçlanacak bir sürece giriyoruz. Bu hem üniversitemizin bilim, araştırma, eğitimleri olduğu kadar vatandaşa dönük yüzüyle de yürütülen sağlık hizmetleriyle ilgili önemli bir rahatlama getirecek. Bize başvuran hocalarımızın içerisinde alanında yetkin, yeniliklere açık, birtakım yeni teknolojileri üreten, burada henüz yapılamayan yeni ameliyatlar yapan, bazı tedavileri yürüten, bazı üniteleri açma durumunda olan öğretim elemanları var. Büyükşehirlerden dahil olmak üzere profesörlük düzeyinde olmak üzere çok sayıda başvurumuz var. Aşı tuttu diye düşünüyoruz. Sağlık Bilimleri olarak çıktığımız bir ortamda bu algının iyi oluştuğu. Bizim sağlıkla ilgili önceliği olan bir üniversite olduğumuzun, sağlık camiasında ve sağlık akademilerinde de cezbedici nokta olduğu anlaşılıyor” dedi.

“YAŞAYAN BİR KAMPÜS HAYAL EDİYORUZ”
Kütahya Sağlık Bilimleri Üniversitesinin Germiyan Kampüsü yerleşkesine geçişi ile ilgili Kütahya Dumlupınar Üniversitesi senatosunun almış olduğu karar hakkında da bilgiler veren Kavuncu, “Germiyan kampüsüyle ilgili fiziksel yapılanma konusunda kararı açıklamıştık. O tarihten bu yana üniversitenin resmi prosedürleri yapması ile ilgili zaman geçti eve geçtiğimiz hafta içerisinde DPÜ ile bir senato kararı alarak Germiyan Kampüsü’ndeki şu anda kullanmış oldukları Yüksekokul dışındaki alanların hemen devrine ve Tavşanlı yolundaki Evliya Çelebi Yerleşkesinden de Fizik tedavi hastanesinin olduğu kesimden itibaren kendilerine ait olan kısmın da devrine ve orada da uydu kampüsü yapmamıza izin veren, onaylarının olduğunu belirten bir senato kararı aldılar. Şimdi hızlı bir şekilde biz bunların belediye, hazine, milli emlak ile kendi yönetim kurulumuzdan da geçirerek şekillendireceğiz. Biz buralarda bina projesi yapmıyoruz. Biz sadece okul projesi yapmıyoruz, kampüs projesi yapıyoruz. Kampüs, idari, eğitim binaları, sosyal alanları, spor alanları, kültür alanları ve diğer teknik alanlarla birlikte adeta küçük bir şehir gibi düşünebilirsiniz. Bizim amacımız ve hedefimiz, şehrimize hem bir kimliği olan, bir bütünlüğü, estetik ahengi olan üniversite yapılanması sağlamak ve aynı zamanda buraların öğrencinin öğretim üyesinin ihtiyaçlarını en iyi şekilde karşıladığı gibi bunun içerisinde sosyal ihtiyaçlar, alışveriş, çarşı vs. gibi unsurlar da olacak. Şehrimizle de yaşayan iç içe bir kampüs olmasını arzu ediyoruz. Bu yeni kampüsten şehirde yaşayan vatandaşlarımız da yararlansın, bizim de böyle bir yerde yaşamamız lazım, şehrimiz için yaşadığımız yerlere örnek olan bir yer diye bu duyguyu tatsınlar hem de orada vakit geçirebilsinler istiyoruz” ifadelerini kullandı.
RAMAZAN DOĞAN




Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir