‘İkinci üniversitenin varlığını Kütahya’mıza her alanda hissettireceğiz’

919

Kütahya Sağlık Bilimleri Üniversitesi (KSBÜ) Rektörü Prof. Dr. Vural Kavuncu, Sağlık Bilimleri Üniversitesinin Kütahya için çok büyük bir kazanım olduğunu bildirdi. Yeni üniversitenin kampüs alanı olarak Germiyan yerleşkesi konusunda bir uzlaşıya vardıklarını, kademe kademe geçiş yapılacağını da kaydeden Kavuncu, ““İkinci üniversitenin varlığını Kütahya’mıza her alanda hissettireceğiz” dedi.

“KÜTAHYA SAĞLIK BİLİMLERİ ÜNİVERSİTESİ SON DERECE ÖNEMLİ BİR KAZANIMDIR”
Kavuncu, kentte görev yapan gazetecilerle düzenlediği bir kahvaltılı programda bir araya geldi.
Burada Kütahya Sağlık Bilimleri Üniversitesi hakkında önemli açıklamalarda bulunan Kavuncu, “Kamuoyu, yeni üniversitenin açılması konusunda son derece olumlu bir tepki verdi. Bir heyecan, bir beklenti içerisinde. Çok haklı olarak bu beklenti olmakla birlikte kamuoyu henüz bu ikinci üniversitenin ne olduğu, nasıl teşkil ettiği, hedeflerinin ne olduğu, nasıl işleyeceği konusunda yeterli bilgiye sahip değil. Kütahya Sağlık Bilimleri Üniversitesi ikinci devlet üniversitesi olarak Kütahya için son derece önemli bir kazanımdır. Şu anda bu ikinci üniversiteye sahip olmayan, hatta tematik üniversite anlamında böyle bir yapılanması olmayan pek çok il bu noktada Kütahya’ya gıpta ile bakıyor. Artık dünyada belirli alanda misyon edinmiş, belirli alanda daha mükemmeliyete doğru giden, ihtisaslaşmış üniversiteler yüksek öğretimin şu anda temel ilkelerinden ve böyle yapılan üniversitelerde belli alanlarda çok öne çıkmalar oluyor. Bundan yola çıkarak Türkiye’deki Yüksek Öğretim Kurumlarının gösterilen yeni hedefi ihtisaslaşma, misyon sahibi olma, belirli alanlarda öncülük etme ve bölgeler kalkınmaya katkı verme misyonu doğrultusunda oluşmuş bir üniversitedir. Sağlık teması seçmemizin nedeni de, Kütahya’nın bu konuda bir alt yapısının olması ve böyle bir üniversitenin en çok etki yapabileceği, bölgeye katkı verebileceği alan da bu olması. Bir de son yıllarda giderek artan sağlıkla ilgili trend var. Öğrencilerin tercihlerine, eğilimlerine, meslek gruplarına, yeni iş alanlarına bakıyorsunuz ve dünyanın rekabet alanında iş alanlarına baktığınızda sağlık alanı daha avantajlı görülebiliyor. Onun için bu alan da bir avantaj. Üniversitemizin doluluk oranları yüzde yüze yakın gerçekleşti. Üstüne şu anda ücretli olarak öğrencinin en çok talep ettiği bölüm de Tıp Fakültesi. Şu anda dış öğrenciler için vizede Tıp Fakültesinde 24 bin lira olarak belirlediğimiz senelik ücret var ve tamamı dolu. Bununla ilgili talepler de çok yoğun.”

“ÜNİVERSİTESİZ BİR KALKINMA MODELİ ÜLKEDE DÜŞÜNÜLEMEZ.”
Ülkelerin kalkınmalarında üniversitelerin önemli rollerinin olduğunu ifade eden Kavuncu, “Aslında bakarsanız Kütahya Dumlupınar Üniversitemiz de altyapı itibari ile 2000’li yıllarda önemli bir öğretim üyesi alt yapısına sahip ilk başlangıç için önemli bir imkana sahip bir ortam vardı. Fakat burada Tıp Fakültesinin kurulması gecikti. 2008 yılında Tıp Fakültesi kuruldu. Eğer Tıp Fakültesi olmazsa öğretim üyesini getiremiyorsunuz, cezbedemiyorsunuz, hastane yapamıyorsunuz ve diğer yapılanma olmuyor. Böylece biz makası daha önce başlamamıza rağmen bu geçen sürede daha arkada kalarak devam ettirmek zorunda kaldık. Şimdi yeniden Kütahya’da sağlıkla ilgili olan bölümün kendi içinde ayrı bir odaklanması bence bu noktada hız verecek, katkı verecek unsurlardan bir tanesi. Buna ihtiyaç vardı. Üniversitesiz bir kalkınma modeli ülkede düşünülemez. Üniversitenin olmadığı 2023 hedefleri ülkemizin şu medeniyet yarışında, teknoloji yarışında bir yerlerde olması düşünülemez. Biz şimdiye kadar bilgiliyi hep tüketen, hep takip eden durumda kaldık. Bunun bedeli çok ağır. Bilgiyle donanmış bir teknolojiye veya bilginin getirdiği organizasyonlara şu anda en yüksek paraları biz bunlara ödüyoruz. Örneğin sağlıktaki en büyük açıklardan biri, 12 milyar dolar bizim açığımızın kaynağı sağlık, ilaçta yüzde 60’a yakın, tıbbi cihazda ise yüzde 80’e yakın dışa bağımlılık var. Bu oran aşıda ise yüzde 100 oranında. Biz, sağlık üniversitelerinin beklenen ve bu noktadaki ilerlemeler ve önce kendi bahçesinde, yani bölgesel ölçekte kalkınmaya da destek vermek” dedi.

“KÜTAHYA’YI, ÜNİVERSİTELERİMİZİ DAHA ÜSTE TAŞIMAMIZ LAZIM”
“Kütahya’yı ve üniversiteleri üretilecek bilim ve araştırmalarla üst seviyeye çıkarmayı hedeflediklerini de kaydeden Kavuncu, “Üniversiteler bilim yapar, araştırma yapar, eğitim yapar, hizmet verir, model üretir. Biz ülke olarak bilim ve araştırma açısından da şu anda daha iyi noktalarda olmalıyız. Dünyadaki sıralamalara göre ilk beş üniversitede sadece 2 tane Türkiye’den üniversite var. Nasıl sıralamaya giriliyor? Üniversiteler kampüslerinin büyüklükleriyle, öğrenci sayılarıyla sıralamaya girmiyor. Yaptıkları, araştırmalar, aldıkları patentler, çalışmaları yapılan bilimsel atıflar, yani bili değeriyle birlikte dünyada sırlamaya giriyorsunuz. Öğrencilere sağladığınız araştırma imkanları, öğretim üyesi sayısı, bunlarla birlikte derecelemeye giriyorsunuz. Türk akademisi olarak üstümüze önemli bir görev düşüyor. Daha iyi durumda olmamız lazım. Şu anda 200’den fazla üniversite var. Biz artık kendi üstümüze düşen Kütahya’da olan payı, sorumluluğu alıp, Kütahya’yı, üniversitelerimizi daha üste taşımak ve herkes böyle yaparsa da Türkiye açısından daha üst liglere doğru çıkmamız gerekiyor. Bilim ve araştırma üniversitelerin temel oluşma gerekçesidir. İkinci konumuz da eğitim. Şu anda sorumluluğunu üstlendiğimiz ön lisans, lisans, yüksek lisans ve doktora düzeyinde öğrencilerimiz var. Her öğretim üyesi olarak biz kendimiz de öğrenci kabul ediyoruz. Bizler sadece öğreten değil aynı zamanda sürekli öğrenen kişileriz. Biz bu eğitim faaliyetlerinin de burada en iyi şekilde olacak alt yapıyı ve destekleri sağlamak zorundayız. Bir diğeri de ürettiğimiz hizmetler, yani bilimin hizmete dönmesi.”

“ŞU ANDA EN ÇOK ÖNCELEDİĞİMİZ İSE TERMAL SAĞLIK TURİZMİ”
Üniversitenin bölgenin imkanlarına bakarak bölgesel kalkınmaya destek vermesi. Bunun birkaç yöntem var. Şu anda en çok öncelediğimiz ise termal sağlık turizmi. Bu noktada bölgemiz, ilimiz kaplıca sularından çok zengin ve rehabilitasyon hastaneleri açısından da şu anda önemli bir alt yapıya sahip oldu. Bu hizmetleri üretip, yurt dışına da satabilmek ve ülkemize döviz kazandıracak boyuta geçirmek. Bu sadece üniversite ile değil bizim yapacağımız formüllerle birlikte özel sektöre de yansıyacak şekilde yayılması gerekiyor.

“ŞU ANDA 2 bin 850 ÖĞRENCİMİZ VAR”
Üniversitemizin üstleneceği önemli görevlerden bir tanesi de İlaç ve tıbbi cihaz teknolojisinde yerlileşmeye katkı vermektir. Bunun için de yine bizim yeni fakültelerimiz var. Amaçları buydu. Şu anda durumumuz nedir? Gelecek nedir? Üniversite sadece bölünerek oluşan bir üniversite değil. Dumlupınar Üniversitesi’nden bazı bölümlerin Kütahya Sağlık Bilimleri Üniversitesi’ne geçmesi ve üzerine yeni birimler ve yeni kadrolar alarak kurulan bir üniversite. Daha kurulduğu aşamada kazanımla kuruldu. Alınan bölümler Tıp Fakültesi, diş hekimliği fakültesi ve eski sağlık yüksek okulu ama şimdi o sağlık bilimleri fakültesi haline dönüştü. Bunun üzerine bir de kuruluş şemasına Doğa ve Mühendislik Bilimleri Fakültesi kuruldu. İki tane sağlık hizmetleri meslek yüksek okulu almıştık. Onlar Gediz de ve Simav’da faaliyetlerini gösteren bunun üzerine bir meslek yüksek ve bir yüksek okul daha almış durumdayız. Şu anda 2850 öğrencimiz var. toplam öğretim elemanı sayımız ise 232. Toplam idari personel sayımız şu an için 114.

“İKİNCİ ÜNİVERSİTENİN VARLIĞINI KÜTAHYA’MIZA HER ALANDA HİSSETTİRECEĞİZ”
Üniversitenin öncelikle bir fiziksel yapısının oluşturtulmasına da ihtiyaç var. Biz şu anda hizmetlerimizle İkinci üniversitenin varlığını Kütahya’mıza her alanda hissettireceğiz. Fiziksel anlamda öğrencilerin eğitim alanları, sosyal alanları, dokular, idari sistemler ve kurulacak olan yeni ünitelerle birlikte yeni bir alana yani yeni bir kampüse ihtiyacı var. Bununla ilgili de yoğun bir şekilde görüşmelerimiz devam ediyor. Bu kampüsle alakalı karar sadece birkaç kişiye ait olan bir karar değil. Bu şehrin kararı. Dolayısıyla şehirdeki paydaşlarımızı da bu konuya ortak ettik.”

“GERMİYAN KAMPÜSÜNÜ YENİ SAĞLIK BİLİMLERİ ÜNİVERSİTESİ’NİN ANA YERLEŞKESİ OLMASI KONUSUNDA BİR UZLAŞIYA VARDIK”
Sağlık Bilimleri Üniversitesinin yeni yerleşkesinin Germiyan Kampüsü olması konusunda bir uzlaşıya vardıklarını aktaran Kavuncu, şöyle devam etti: “Valimizle, belediyemizle, başkanlarımızla, DPÜ yönetimiyle birlikte toplantılar yaptık. Şu anda bir uzlaşımız var, Germiyan kampüsünü yeni sağlık bilimleri üniversitesinin ana yerleşkesi olması konusunda bir uzlaşıya vardık. Aynı zamanda mevcut üniversite içindeki fizik tedavi rehabilitasyon hastanesinin olması dolayısıyla oradan çağrı merkezine kadar olan kısım, Tavşanlı yolu boyunca da kampüs içinde de bir uydu kampüsü olmaya da devam edecek. Bunun için bazı yasal prosedürler var. DPÜ önümüzdeki günlerde belirli olan işlemleri başlatacak. Biz ilk olarak bu sene bu alan içerisinde bir bina çalışması hemen yapmayacağız. Önce planlamadan başlayacağız. Şu anda hemen alan devrolsa bile üniversitelerin birbirleri içerisinde kalan eğitim binalarını aynı gün içinde terk etmelerinin imkanı yok. Germiyan kampüsünde yaklaşık 5 bine yakın meslek yüksek okulu öğrencileri devam ediyor, bizimde Tıp Fakültesi Diş hekimliği ve diğer tüm öğrencilerimiz de DPÜ yerleşkesinde devam ediyor. Biz bir dönem protokollerle birbirimize misafir olmaya devam edeceğiz. Zaman içerisinde yeni eğitim bloklarının yapılmasıyla gerçekleşir.”

“BİZİM ARZUMUZ, YAŞAYAN BİR KAMPÜS OLMASI”
“Biz işe planlamayla başlamak istiyoruz. Bunun kampüs alanı, yaşam alanı şeklinde planlanarak; peyzajıyla, sosyal alanıyla, spor doklarıyla, diğer bütün hizmet ve eğitim birim ihtiyaçlarının planlamasıyla başlayacağız. Bunun için de ilk yapacağımız iş bununla ilgili proje ihalelerine çıkmak ve tamamlamak. Bizim arzumuz, yaşayan bir kampüs olması. Kampüs alanı şehir içinde öncülük yapacak alanlardır. Üniversite her alanda şehre öncülük yapmalıdır. Kampüsler sadece eğitim ihtiyacı için gelinen bir yer değil halkımıza da açık olan sosyal alanları ve üniversite personeli ile öğrencilerine açılan tüm alanlarla birlikte bir hafta sonu gidilecek alternatif bir yer olmalı. Bu alan içerisinde okulların yanı sıra belki ilerde planladığımız sağlık tesisleri olmasını arzu ediyoruz. Bu ne kadar bir süreye yayılır onu bilemem. Bunun planlamalarını yapalım. Şehirle uyumuyla birlikte, şehrin gurur duyacağı, şehrin tam içinde yaşayan, yoldan geçen insanların da ikinci üniversite olarak hissedebileceği bir üniversiteyi gerçekleştirelim.”

“İŞSİZLER ORDUSUNA YENİ ELEMANLAR KATMAK DEĞİL, ÜLKENİN İHTİYACINI ÖNCELEMEK BİZİM İÇİN ÖNEMLİ”
“Şu anda gelecek planları içerisinde üniversitemizde önceliği yatay değil dikey gelişmeye ve büyümeyi hedefledik. Bir şehre üniversitenin katkısı sadece öğrenci sayısı ile ibaret olan bir durum değildir. Biz öğrenci sayımızla değil de mevcut öğrencilerimizin veya alacağımız yeni bölüm ve öğrencilerin iş bulabilirliği ve ülkeye yararıyla öne çıkmalıyız. İşsizler Ordusuna Yeni Elemanlar Katmak Değil, Ülkenin İhtiyacını Öncelemek Bizi İçin Önemli. Öğrencilere nitelikli eğitimler vermemiz lazım. Geçtiğimiz günlerde açılış yaptık. Katılan çoğu kişi gurur duydu. Şu anda üniversitemizin hedefleri için en öneli ihtiyacı insan kaynağı ihtiyacı, nitelikli öğretim elemanı ihtiyacı. Biz bu dikey gelişmeyi yaparken dikkat edeceğimiz hususlar, insan kaynağı ihtiyacını mutlak suretle oluşturup, o şekilde hareket etmek olacaktır. Kervanı yolda düzme çalışması içerisinde olmayacağız.”

“BİZ ŞU ANDA ÖZELLE REKABET EDİYORUZ”
“Eğitim veren birimlerde eğitim kriterlerini doldurma açısından eksiklerimiz var. Şu andaki öğretim sayımız, tüm üniversitede şu anda 12 tane profesörümüz var, 13 tane de doçentimiz var ama öğretim elemanları Kütahya’ya gelmiyor diyorsunuz. Üzerimize önemli bir görev düşüyor. Kütahya’da bir karamsarlık var. Kütahya’ya gelmezler, istemezler, beğenmezler diyorsunuz. Kütahya’nın tercih edilmek için çok fazla nedeni var. Şehir olarak eksiklerimiz mutlaka var ama artılarımızı da mutlaka görmek lazım. Arkadaşlarımızın da çok yoğun çalışmalarıyla kadro işini başardık. Kütahya Sağlık Bilimleri Üniversitesi’nin yeni kadro ilanı çıktı. Tam 62 tane kadro ilanı ile çıktık. 5 Profesör, 12 doçent, 45 öğretim üyesi. Tüm üniversitenin şu andaki profesör, doçent ve doktor öğretim üyesi devraldığımızda 113 kişi. Şu anda çıktığımız yarısından fazla 62 kişi kadro ilanı ile çıktık. Müthiş bir ilgi var. Sağlık bilimleri üniversitesi olmanın getirdiği bir avantaj ve cazibeyle birlikte Kütahya çoğu öğretim üyesi için bir avantaj ve tercih edilebilir hale geldi. Üniversitelerde en büyük sorun özele kaçışlardı. Biz şu anda özelle rekabet ediyoruz. Bize gelecek öğretim üyelerinin önemli bir kısmı bize özel hastanelerde gelecek kesimlerde oluşuyor.”
“FAYDALARI; HALKA DOKUNAN YÖNÜYLE RANDEVU SIRALARININ AZALMASIYLA GÖRECEKSİNİZ”
“Öğretim üyesi sorununu çözeceğiz. Bunun faydasını halka dokunan yönüyle randevu sıralarının azalmasıyla bunu göreceksiniz. Bazı yapılamayan hizmetlerin yapılır hale gelmesiyle göreceksiniz. Yeni tedavi birimlerinin açılmasıyla göreceksiniz. Şu anda hastanelerde bazı branşlarda randevu gecikmesinin olduğu bir gerçek. Bunun en önemli nedeni hekim eksikliği. Zorunlu olarak gelen hekimler geliyor ve işi bitince de gidiyor. Bu sadece Kütahya’ya özgü bir sorun değil. Bunun bakanlık tarafından da üzerinde çalışılıyor. Bununla ilgili çözüm noktalarını düşünmek lazım.”

“GERMİYAN YERLEŞKESİ İÇERİSİNDE PLANLAYACAĞIMIZ SAĞLIK BİRİMLERİ DE OLACAK”
Şu anda artık Kütahya Sağlık Bilimleri Üniversitesi Evliya Çelebi Hastanesi olarak anılacak. Germiyan yerleşkesi içerisinde planlayacağımız mutlak suretle sağlık birimleri de olacak. Hemen aklımızda olan Diş hekimliği fakültesi eğitim binası ve diş hekimliği fakülte hastanesi. Tıp Fakültesinin ilerde bir araştırma hastanesi olması açısından bir alan bırakacağız. Şu anda şehir hastaneleri bitmeden ve ilimizin yeni bir hastaneye ihtiyacı olup olmadığı açığa çıkmadan bir yeni hastane yatırıma alınmasının imkanı yok. Öncelik diş hekimliği fakültesi hastanesi şeklinde olacak.

“TERMAL TURİZM İLE TERMAL SAĞLIK AYRI BİR HADİSEDİR”
Termal Turizm ayrı bir hadisedir, kongre turizmi ayrı bir hadisedir, termal sağlık ise ayrı bir hadisedir. Sağlık turizminde iyiyiz ama termal sağlık dediğimizde bunun ne anlama geldiği, içinin ne olduğu, bu döngüye katılabilmek için hangi gereklerin odluğu çok iyi analiz edilmiş değil. Kütahya’da bu noktada bir model oluşturmak ve bu modeli uygulayıp Türkiye örneği oluşturmak için harekete geçtik. 25 Ekim’de bir çalıştayımız var. Bu çalıştayda sağlık bakanlığının teorileisyenleri, sahadan olan, bu işi yurt dışından getiren kişiler, özel sektör, dar kapsamlı ama hedefe dönük bir model oluşturacağız. Kütahya Termal ve Sağlık Turizmini geliştirme derneği adı altında bir kişilik olsun ki bazı projelere çıkalım istedik. Ben de bu derneğin yönetiminde yer alacağım. Kütahya olarak, Kütahya’nın tümünden temsilciler olacak.”
RAMAZAN DOĞAN




Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir