Kütahya Dumlupınar Üniversitesi (DPÜ), dünyaca ünlü merhum ressam Ahmet Yakupoğlu’nun 106. doğum yılı anısına düzenlenen 5. Uluslararası Sanat ve Tasarım Sempozyumu’na ev sahipliği yapıyor. Bu yıl “Afrika’ya Açılan Kapı: Tunus” ana temasıyla gerçekleştirilen uluslararası sempozyumda, Türkiye ile Tunus arasındaki köklü tarihsel, akademik ve kültürel bağlar kapsamlı bir şekilde ele alındı.
“AHMET YAKUPOĞLU SANAT VE BİLİM DÜNYAMIZIN ÇOK DEĞERLİ BİR İSMİYDİ”
Kütahya Dumlupınar Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Ahmet Yakupoğlu Konferans Salonu’nda düzenlenen sempozyumun açılış törenine; DPÜ Rektörü Prof. Dr. Süleyman Kızıltoprak, Türkiye’nin Tunus Büyükelçisi Ahmet Misbah Demircan, Tunus’un Ankara Büyükelçisi Ahmed Ben Sghaier, akademisyenler, sanatçılar ve çok sayıda öğrenci katıldı.
Sempozyumun açılış konuşmasını gerçekleştiren DPÜ Rektörü Prof. Dr. Süleyman Kızıltoprak, düzenlenen etkinlikle hem Ahmet Yakupoğlu’nun sanatını ve hatırasını yaşatmayı hem de Türkiye ile Tunus arasındaki akademik ve kültürel ilişkileri daha ileri bir seviyeye taşımayı hedeflediklerini vurguladı.
Yakupoğlu’nun çok yönlü sanatçı kişiliğine ve Türk sanat hayatındaki müstesna yerine dikkat çeken Rektör Kızıltoprak, konuşmasında şu ifadeleri kullandı: “Ahmet Yakupoğlu büyük bir sanatkardı. Sanat, tasarım ve bilim dünyamızın ve köklü medeniyet havzamızın çok değerli bir sanatçısıydı. Biz onun anısını ve sanatını yaşatmak, aynı zamanda gelenek ile çağdaş anlayışları, teorik ve uygulamalı disiplinleri aynı potada eriten çalışmaları devam ettirmek istiyoruz.”
300 YILI AŞAN ORTAK KADER VE TARİHSEL DAYANIŞMA
Türkiye ile Tunus’un tarihten gelen güçlü bağlarına değinen Prof. Dr. Kızıltoprak, iki ülkenin 300 yılı aşkın bir süre boyunca aynı devlet çatısı altında ortak bir kaderi paylaştığını ifade etti. Osmanlı dönemi Akdeniz hakimiyeti ve yürütülen tarihsel dayanışmaya dikkat çeken Kızıltoprak, 1669 Girit Zaferi’nde Tunusluların sağladığı desteği ve 1853 Kırım Harbi’nde Tunus’un Osmanlı Devleti’ne sunduğu askerî ve maddi katkıları hatırlattı.
Kızıltoprak, iki ülke arasındaki milli ve kültürel benzerlikleri şu sözlerle aktardı: “Tunus bayrağımızdaki ay yıldız bir, renklerimiz bir, köklü medeniyetimiz, tarihimiz, ortak hafızaya sahip. Üç yüz yıldan fazla ortak kaderi paylaştık, bir devlet çatısı altında yaşadık. 16. yüzyıldan itibaren Akdeniz bir Türk gölü olduysa, 1574’ten itibaren Tunus’la Anadolu’nun aynı bağlara sahip olması sayesinde oldu.”
TÜRK İSTİKLALİ TUNUSLU MÜCAHİTLERE İLHAM OLDU
Konuşmasında Türkiye’nin Milli Mücadele döneminin Kuzey Afrika ve Tunus üzerindeki etkilerine de değinen Rektör Kızıltoprak, Türk bağımsızlık savaşının Tunus’un özgürlük arayışına rehberlik ettiğini söyledi. Kızıltoprak, “Tunus Cumhuriyeti bağımsızlığını kazanma savaşları verirken, Birinci Dünya Savaşı’ndan İkinci Dünya Savaşı’ndan sonraya kadar süren uzun yıllarda hep Türk istiklali Tunuslu mücahitlere örnek olmuştur. Tunus Cumhuriyeti’nin kurucusu Habib Burgiba bunu defalarca söylemiştir” dedi.
“TÜRKİYE VE TUNUS KARDEŞLİĞİ GAZZE’YE REFAH GETİRECEKTİR”
Tunus’un Afrika kıtası ile olan ilişkilerde kilit bir rol üstlendiğini ve Türkiye’nin Afrika vizyonunda önemli bir konumda yer aldığını belirten Kızıltoprak, iki ülke arasındaki dostluğun bölgesel ve küresel barış açısından önemini vurguladı: “Bu heyecan sönmesin istiyoruz. Çünkü inanıyoruz ki Türkiye’nin ve Tunus’un kardeşliği Akdeniz’e barış, Gazze’ye refah ve hürriyet getirecektir. Dünya barışının da Filistin’den, Gazze’den geçtiğine inanıyoruz. Filistin davasına İslam ve Arap ülkeleri içinde en fazla destek verenlerden birisi de Tunus’tur, Tunus halkıdır.”
Kızıltoprak ayrıca DPÜ’nün Tunus’taki Kartaca ve El Manar üniversiteleriyle son derece yakın ve verimli ilişkiler kurduğunu, bu sempozyumun da sanatsal ve akademik iş birliklerini somut adımlarla taçlandıracağını sözlerine ekledi.
“60’TAN FAZLA REKTÖR ZİYARET ETTİ, İLK SOMUT ETKİNLİĞİ DPÜ GERÇEKLEŞTİRDİ”
Törende söz alan Türkiye’nin Tunus Büyükelçisi Ahmet Misbah Demircan ise Tunus’ta görev yaptığı son 2,5 yıllık süre zarfında yoğun bir akademik diplomasi yürüttüklerini belirtti. Bu süreçte 60’tan fazla üniversite rektörünün Tunus’u ziyaret ettiğini aktaran Demircan, yapılan temasların somut bir bilimsel ve sanatsal organizasyona dönüştürülmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
Büyükelçi Demircan konuşmasında, “Tunus’ta son iki buçuk yılda çok insan ağırladık. Ağırladığımız bu insanlar içerisinde 60’tan fazla büyük rektörümüz geldi. Ama ete kemiğe bürünen bir etkinliği yapma fırsatını bize DPÜ verdi. Onun için ben huzurlarınızda değerli hocama çok teşekkür ediyorum” ifadelerine yer verdi.
TUNUS’UN ANKARA BÜYÜKELÇİSİ SGHAIER: “TUNUS, AFRIKA’YA AÇILAN KAPINIZ OLMAYA DEVAM EDECEK”
Tunus’un Ankara Büyükelçisi Ahmed Ben Sghaier de törende yaptığı konuşmada, ülkesinin Türkiye ile olan akademik, sanatsal ve kültürel ortaklıkları destekleme hususundaki kararlılığını vurguladı. Ben Sghaier, Tunus’un Türkiye için Afrika kıtasına açılan güvenli bir “Afrika Kapısı” olmayı sürdüreceğini, iki ülke arasındaki ortak yaratıcılık ve iş birliği alanlarının genişletilmesi adına tüm imkanların seferber edileceğini kaydetti.
Protokol konuşmalarının ve açılış sunumlarının tamamlanmasının ardından, Türkiye ile Tunus ilişkilerinin tarihsel köklerini, ortak vizyonunu ve kültürel mirasını anlatan özel serginin açılış kurdelesi kesildi. Katılımcılar sergiyi gezerek yetkililerden eserler hakkında bilgi alırken, sempozyum kapsamındaki bilimsel oturumlar ve sanatsal sunumlar gün boyunca devam etti.
RAMAZAN DOĞAN

