Kütahya Sağlık Bilimleri Üniversitesi (KSBÜ) bünyesinde yürütülen 10 yıllık çalışmalar meyvesini verdi. Bor madeninden elde edilen yeni bileşenin, sağlıklı hücrelere zarar vermeden kanser hücrelerini yok ettiği kanıtlandı.
10 YILLIK ÇALIŞMA BAŞARIYLA SONUÇLANDI
Dünyadaki rezervinin yaklaşık yüzde 70’i Türkiye’de, bunun yüzde 70’i ise Emet ve Hisrcık ilçelerinde bulunan Türkiye’nin stratejik yeraltı kaynağı bor, bu kez sağlık dünyasında çığır açmaya hazırlanıyor. KSBÜ Uygulama ve Araştırma Merkezi (KUYAM) koordinatörlüğünde yürütülen projede, bor içerikli bileşenlerin kanserli hücreler üzerindeki etkisine yönelik hücre kültürü çalışmaları başarıyla tamamlandı.
10 YILLIK EMEĞİN KARŞILIĞI: “ANTİKANSERBOR”
Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumunca (TÜBİTAK) ve Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) destekli projeyi yürüten Doç. Dr. Fatih Kar ve 10 kişilik ekibi, bor mineralinden sentezlenen 5 farklı türev elde etti. “Acaba bor kanseri tedavi edebilir mi?” sorusuyla yola çıkan ekip, elde edilen bileşenin kanserli hücreleri öldürürken sağlıklı hücrelerin canlılığını artırdığını saptadı.
BEYİN KANSERİNDE “GÜÇLÜ DOZ” ETKİSİ
Çalışmanın en dikkat çekici sonuçlarından biri, tedavisi oldukça zor olan beyin tümörü (glioblastoma) üzerinde görüldü. Doç. Dr. Kar, elde edilen sonuçları şu sözlerle özetledi: “Literatürde referans kabul edilen 10 mikromoların bile altında, çok düşük dozlarda dahi güçlü antikanser özelliği gözlemledik. Bu bileşen sadece beyin kanserinde değil; prostat, akciğer ve pankreas kanserlerinde de etkili sonuçlar verdi.”
SAĞLIKLI HÜCREYİ KORUYAN FORMÜL
Mevcut kanser ilaçlarının en büyük sorunu olan “sağlıklı hücrelere zarar verme” yan etkisi, bu yeni bor türeviyle aşılıyor. Araştırmalar, sentezlenen bileşenlerin kanserli hücreyi hedef alırken, normal hücrelerin hayatta kalma oranını yükselttiğini ortaya koydu.
SIRADA KLİNİK AŞAMALAR VAR
Hücre kültürü safhası tamamlanan ve hayvan deneylerinde sona yaklaşılan proje için “Antikanserbor” ismiyle patent başvurusu yapıldı. Çalışmaların tamamen bitmesinin ardından, ilacın toz ve kapsül formunda tıbbın hizmetine sunulması hedefleniyor.
RAMAZAN DOĞAN


