2026 yılının ilk maaş gününde Türkiye genelinde eş zamanlı eylemler yapan Memur-Sen ve Eğitim-Bir-Sen üyeleri, kamu çalışanları arasındaki ücret dengesizliğine sert tepki gösterdi. Kütahya Zafer Meydanı’nda yapılan açıklamada, “Memuru ezerek enflasyonla mücadele edilemez” mesajı verildi.
Türkiye’nin 81 ilinde sokağa çıkan kamu görevlileri, 2026’nın ilk maaş gününde gelir adaletsizliğine karşı tek ses oldu. Kütahya’da Zafer Meydanı’nda toplanan Memur-Sen ve Eğitim-Bir-Sen üyeleri adına konuşan Memur-Sen İl Temsilcisi ve Eğitim-Bir-Sen Kütahya Şube Başkanı Fatih Köse, kamu personel sisteminde köklü bir reform çağrısında bulundu.
“ÜCRET DENGESİ ALT ÜST OLDU”
Başkan Fatih Köse, yaptığı basın açıklamasında özellikle 7. ve 8. Dönem Toplu Sözleşme süreçlerinde belirlenen zam oranlarının memuru enflasyon karşısında korumasız bıraktığını savundu. 2023 yılında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın müdahalesiyle sağlanan dengenin yeniden bozulduğunu ifade eden Köse, şunları söyledi: “Şu an sistem tekrar alt-üst olmuş durumda. Emeklerimiz, okuduğumuz okullar, döktüğümüz akıl teri yok sayılıyor. Aynı odada çalıştığımız farklı statüdeki mesai arkadaşlarımızla aramızdaki ücret uçurumu derinleşti. Maliye Bakanlığı ve Hakem Heyeti, aldıkları kararlarla bu adaletsizliği maalesef körükledi.”
4688 SAYILI KANUN MİADINI DOLDURDU
Köse, mevcut sendika yasasının ve toplu sözleşme sisteminin artık işlevini yitirdiğini vurgulayarak, “Sadece maliye politikalarının belirleyici olduğu bir toplu sözleşme masası istemiyoruz. Piyasa gerçeğini sorgulamaya bile cesareti olmayan Hakem Kuruluyla geleceğimizin belirlenmesini istemiyoruz. 4 milyondan fazla kamu görevlisinin, 2,5 milyondan fazla memur emeklisinin mali ve sosyal hakları, toplamda 1 aylık kısa bir süreye sıkıştırılıp oldubittiye getirilsin istemiyoruz” dedi.
“REFAH PAYI OLMADAN HUZUR GELMEZ”
Maliye politikalarının tek taraflı dayatılmasına karşı çıkan Köse, çözümün ancak Refah Payı uygulamasıyla mümkün olacağını ifade etti. Köse, Bu yüzden 7. Dönem Toplu Sözleşme’de hüküm altına alınan “yasanın yeniden düzenlenmesi için gerekli çalışmaların yapılması” kararının uygulanmasını istiyoruz. Örgütlenme özgürlüğünden grev hakkına, dayanışma aidatından toplu sözleşme sistemine, hakem kurulundan sendikal güvencelere değin yepyeni bir sendika yasası için herkes elini taşın altına koymalı, bu noktada kamu görevlilerinin sesi duyulmalı, beklentisi görülmeli, gereği yapılmalıdır. Altına imza attığımız ILO sözleşmeleri başta olmak üzere uluslararası sözleşmelerin gerektirdiği düzenlemeler iç hukukumuzda daha fazla gecikmeksizin gerçekleştirilmeli, adil bir pazarlık zeminine kavuşmak için evrensel sendikal hak ve özgürlükler benimsenmeli,
ILO normlarında bir sendika yasası artık gecikmeksizin hayata geçirilmelidir” diye konuştu.
“İMTİYAZ DEĞİL, ALIN TERİ İSTİYORUZ”
Konuşmasında devletin bekası ve bağımsızlığı için her türlü fedakarlığa hazır olduklarını hatırlatan Köse, “Biz imtiyaz değil, adalet istiyoruz. Emeklinin torunundan kaçtığı değil, ona ikramda bulunduğu bayramlar istiyoruz. Sadece üst düzey bürokrat grubunun değil, tüm halkın sorunlarının gündem olduğu adil bir yönetim istiyoruz. Hükümetten beklentimiz, Türkiye Yüzyılı’na yakışır bir personel reformunu derhal hayata geçirmesidir” dedi.
Eylem, atılan sloganlar eşliğinde olaysız sona erdi.
RAMAZAN DOĞAN


