DPÜ’de Engel Tanımıyorum Konferansı

766

DPÜ’de Mehmet Temel’in konuşmacı olarak katıldığı Engel Tanımıyorum başlıklı konferans düzenlendi.
Fen Edebiyat Fakültesinin Germiyanoğlu Yakup Bey Konferans Salonu’nda düzenlenen etkinliğe Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Atilla Batur, akademik ve idari personel, öğrenciler ve davetliler katıldı.
Konuşmasına kendini tanıtarak başlayan Mehmet Temel, “Ben engelliliği kabul etmiyorum. Bu yaşıma kadar da kabul etmedim. Engellilik beyinde biter. İnsanın bedensel özrü olabilir ama istediği zaman istediği her şeyi yapabilir” dedi.
9 yaşına kadar yürüyemediğini söyleyen Temel, “O zamana kadar engelliydim. 9 yaşımdan sonra Allah bana güç kuvvet verdi; Yürür ve ayaklarımı kullanır hâle geldim. Ne oldum dememeli ne olacağım demeli. Gel zaman git zaman, biraz daha büyüdüm. Okula gitmeye başladım. İlkokulu bitirdim. Ben daha sonra arkadaşlarıma boyacılık yapmak istediğimi söyledim. Arkadaşlarım bana yapamayacağımı söylediler. Ben, ‘Yaparım’ dedim ve arkadaşlarımdan boya sandığı ayarlamalarını istedim. Arkadaşlarım da bana boya sandığı yaptılar. Daha sonra boyacılık yapmaya başladım. Daha sonra İzmir’e gittim. Ben 9 yaşından sonra kendimi hiç engelli hissetmedim. Hep mutlu oldum. Ben bugün sakal tıraşıma kadar kendim oluyorum. Antalya’dan arabamla bugün buraya geldim. Kullandığım araba da otomatik bir araba değil. Herkesin Dünya Engelliler Günü’nü kutluyorum ama engelliliği kabul etmeden kutluyorum. Ben şahsım adına kabul etmiyorum. Ben şükür ediyorum ve gücümü buna bağlıyorum” dedi.
Konferansın ardından Mehmet Temel öğrencilerden gelen soruları yanıtladı.
Temel’in ardından katılımcılara hitap eden Prof. Dr. Atilla Batur ise konuşmasında şunları söyledi:
“Mehmet Abi’nin hikâyesini görünce aklıma Hatemi Tai’nin hikâyesi geldi. Hatemi Tai cömertliğiyle meşhur bir insan. İhtiyacı olan hiçbir insanı geri çevirmediği söyleniyor. Ona sormuşlar “Kendinden daha cömert birini tanıyor musun” diye. O da, “Evet, bir gün bir adamla karşılaştım sırtında geven taşıyordu. Ona “Neden bu zahmete katlanıyorsun Hatemi Tai’ye gidip ondan yardım istesen o zorluğa katlanmasan’ demişler. O da cevap olarak “Ben bu yaşımda çalışırım ama minnet altına girmem” demiş. İşte o adam benden daha cömerttir. Mehmet Amca da onun gibi biri. Hatemi Tai’nin o bahsettiği insan Mehmet Abi gibidir. Kendi ayakları üstünde durup kendi hayatını kimseye minnet etmeden devam ettirmiş.
Mehmet Abi bir husus daha söyledi. Engel zihinde bitiyor. Hakikaten de madden ve manen engel zihinde bitiyor. Şöyle bir bakalım, Mehmet Abi’nin kızına vermiş olduğu cevaba. Aslında bizim hiçbirimizin Cenabıhak’tan bir alacağı yok. Yani biz iki kollu, iki ayaklı, iki gözlü insanlarız. Cenabıhak lütfuyla ne istiyorsa, kime ne ihsan ediyorsa onu veriyor. Sahabeler savaşta bir uzuvlarını kaybettiğinde İslam tarihindeki bir ifade aynen şudur: Uzvu önce şehit oldu. Ben bu tarzdaki insanlarımızı, uzuvları önceden cennete alınanlar olarak görüyorum. Mehmet Abimiz ise bu tarzdaki insanlarımızdan bir tanesidir. Uzuvları önceden cennete alınanlardandır. Dolayısıyla ahiret kısmında belki çoğumuzun gıptayla bakacağı bir durumdur. Dünyada da hâl ve hareketleriyle, yapmış olduklarıyla hepimize çok önemli hüsnü misal olacak bir yaşayış tarzıdır. Öyle insanlar biliyoruz ki, her yönüyle kendisini sağlam gördüğü hâlde, günün belki çoğunu zamanı israf ederek, zamanı engelleyerek hayatını devam ettiriyor. Asıl engelin bu olduğunu belki görmek gerekiyor.
Bugünün öneminden dolayı Üniversitemizin engelli vatandaşlarımızla ilgili yapmış olduğu bazı çalışmalardan da kısaca söz etmek isterim. Engelsiz üniversite konusunda 2019, 2020 ve 2021 yıllarında üç yıl üst üste birinde 11 binanın erişimiyle elde ettiğimiz, diğerinde 13 turuncu, 1 mavi olmak üzere toplam 14 bayrakta Türkiye birincisi olduğumuz dönemleri yaşadık. Üniversitemiz engelli çalışmalarında, engelsiz üniversite bayrak çeşitlerinde, üç yıl üst üste Türkiye birinciliğini almış bir üniversitedir. Bunun farkındayız. Öğrencilerimizin buraya gelip rahat bir şekilde eğitimlerine ulaşabilmeleri, sosyal imkânlardan faydalanabilmeleri için elimizden gelen her şeyi yapmaya çalışıyoruz. Yapmaya da devam edeceğiz” dedi.
Programın son bölümünde Engelsiz Üniversite çalışmalarına destek veren Tavşanlı Uygulamalı Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ahmet Ağca’ya, Kütahya Sosyal Bilimler Meslek Yüksekokulu Müdürü Doç. Dr. Hakan Kara ve çalışma arkadaşlarına, Emet Meslek Yüksekokulu Müdürü Öğr. Gör. Vedat Bakır’a, Engelsiz Hayat Topluluğunun Başkanı Sedef Vural’a, Fotoğraf sanatçısı Hüseyin Günay’a ve Mimar Celil Çelik’e, Prof. Dr. Atilla Batur tarafından teşekkür belgeleri sunuldu.
Etkinlik sonunda Prof. Dr. Batur, Mehmet Temel’e de kaftan biçiminde çini hediye etti. Hediyeyi Mehmet Temel adına torunu Dünya aldı.
RAMAZAN DOĞAN




Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir