Memur-Sen ve Hak-İş’ten 15 Temmuz açıklaması

1028

Kütahya Memur-Sen ve Hak-İş Sendikaları, 15 Temmuz Hain Darbe Girişimi ve Direniş Destanının 3. yıl dönümü dolayısıyla basın açıklaması yaptı. Açıklamada, “15 Temmuz’u unutmadık, unutturmayacağız” vurgusu yapıldı.
Cumhuriyet Caddesi Alipaşa Camisi önünde bir araya gelen sendika üyeleri adına basın açıklamasını Eğitim-Bir-Sen Kütahya 1 Nolu Şube Başkanı Fatih Köse okudu.

“Türkiye’ye karşı girişilmiş uluslararası bir kumpas olan ve FETÖ’nün taşeronluğunu üstlendiği 15 Temmuz Darbe Girişimine, 251 şehid ve 2 binden fazla gaziye rağmen “kontrollü darbe” diyen bir zihniyetin bu ülkede varlığını sürdürüyor olması Türkiye için büyük bir talihsizliktir” diyen Köse, şunları söyledi: “Darbecilerin değirmenine su taşıyan bu karanlık söylemin bir gaflet hali olduğunu düşünüyoruz. Buna karşın sular durulup hakikati bütün çıplaklığıyla gösteren belge, bilgi ve gelişmeler ortaya çıktıktan sonra hâlâ bu düşüncede ısrar edilmesini de ancak ihanet olarak görüyoruz. Nitekim Türkiye’yi büyük bir kaosa ve iç savaşa sürüklemeyi hedefleyen bu hain planda 8 binden fazla askeri personel, 35 uçak, 37 helikopter, 74 tank, 246 zırhlı araç, 3 askeri gemi millete karşı kullanılmıştır.
Meclis, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi, Özel Harekât Daire Başkanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü, MİT, TRT vericileri ve birçok kurum saldırıya uğramış; Genelkurmay, 15 Temmuz Şehitler Köprüsü, TRT ve onlarca kurum işgal edilmiştir.
Darbe girişimine direnen 251 kahraman kardeşimiz şehit, 2 bin 193 kardeşimiz de gazi oldu.
Evlerinde oturup çekirdek çitleyerek gelişmeleri televizyondan izleyen ve darbe girişiminin sonucuna göre pozisyon almayı hesaplayanlar,15 Temmuz hain darbe girişiminin ne olduğunu anlayamazlar. O gece ülkemizin en büyük örgütlü gücü Memur-Sen olarak 1 milyon üyemizle sokaklara çıkarak o muazzam direniş destanının önemli bir parçası olduk. O gece bu teşkilat “hesabî” değil “hasbî” bir teşkilat olduğunu bir kez daha gösterdi. O gece tek bir bedene dönüşüp; pazarlıksız bir fedakarlığın, “amasız”, “fakatsız” bir bilincin mücessem hali olarak, “Kim demiş her şeyin bitişi ölüm / Destanlar yayılır mezarımızdan” diyerek direnişe, şehadete, özgürlüğe koştuk. Bütün sendikalarımızla, komisyonlarımızla meydanlardaydık.
Şehitlerimiz Cuma Dağ’larımızla, Ali Alıtkan’larımızla, Yusuf Elitaş’larımızla, İlhan Varank’larımızla meydanlardaydık. Yine aynı Memur-Sen’imiz gibi örgütlü gücünü alanlara davet eden ülkemizin en büyük işçi örgütlenmelerinden Hak-İş sendikamız; Ahmet Özsoy’u, Ali Karslı’yı, Celalettin İbiş’i, Hakan Gülşen’i şehitler kervanına uğurladı.
Şehidler kervanına ve gaziler meclisine dostlarımızı kattık. Milyonlarca vatan evladıyla birlikte yorulmaz, susamaz, acıkmaz, korku bilmez bir bedenin parçası olduk.
Örgütlü gücün ne demek olduğunu en çok o gün anladık. Patlayan bombaların, mermilerin ateşinin kararttığı geceyi aydınlatmak için teşkilatını, üyelerini alanlara çağıran, istiklal ve istikbalinin müdafaasına çağıran teşkilatlarımızla gurur duyuyoruz. Bu yüzden Memur-Sen’liyiz; bu yüzden Hak-İş’liyiz. Darbe girişimin seyrin göre pozisyon belirleyenleri de milletimizin ferasetine havale ediyoruz.”




Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir